Örgütsel Stres ve Kaynakları

Örgütsel stresi tanımlamadan önce stresin ne olduğunu tanımlarsak daha doğru bir iş yapmış oluruz. Stres temelde, başa çıkamadığımız olaylar ve durumlar karşısında vücudumuzda adrenalin ve kortizol hormon düzeylerinin artmasıyla yaşanılan ruhsal, fiziksel sonuçları olan bir durumdur. Stresi, düzeyinin büyüklüğüne göre pozitif ve negatif stres olarak ayırabiliriz. Pozitif stres kısa süreli yaşanır ve anlık yapılan işte bizi motive eder, gelişimimize katkı sağlar. Bizi strese sokan şey kısa ömürlü ise sağlığımız üzerinde olumsuz bir etkisi olmaz. Negatif stres ise pozitif stresin aksine daha uzun sürelidir ve hem bedensel hem ruhsal sağlığımızı olumsuz etikler. Sevdiğimiz birinin kaybı, uzun süren işsizlik, evliliklerde yaşanan problemler vs. negatif stres düzeyini arttıran etkenlerdir. Tabi şunu da belirtmeliyiz ki stres düzeyi her insanda aynı değildir. Kimileri strese daha dayanıklı hatta stresten beslenirken kimilerinin stresle mücadelesi oldukça yıpratıcıdır. Örgütlere baktığımızda örgütsel stres oldukça yaygın olarak karşımıza çıkıyor. Stres kaynaklarını anlamak, çözüme ulaşmada en önemli adımdır. -Görev alanlarında belirsizlik ve rol çatışmaları: Çalışanların iş hayatında çok sık yaşadığı sorundur. Net olarak tanımlanmamış görev alanları karşısında çalışan, hangi alanlardan sorumlu olup olmadığını bilmemekte ve başka bir çalışanının sorumluluk alanına girdiğinde çalışanlar arası çatışmalar ve stres meydana gelmektedir. -Örgüt yönetim yapısı: Her kurumun kendine ait bir yönetim kültürü vardır. Katı sınırları olan esnekliği kabul etmeyen otokratik yapıdaki kurumlarda çalışanlar, kendilerini daha çok stres altında hissedebilir. Bazı kişilik özelliklerine sahip çalışanlar stres altında kolayca çalışır hatta bununla motive olur. Esnek çalışma ortamı beklentisi içinde olan kişilikler ise kuralların yoğunluğu karşısında stres yaşamaktadır. -Çalışma arkadaşlarıyla uyumsuzluk: Hepimiz biliyoruz ki iş hayatında geçirdiğimiz zaman ailemizle geçirdiğimiz zamandan çok daha fazla. Bu nedenle birlikte çalıştığımızı kişilerle yaşadığımız çatışmalar, ego savaşları, iletişimsizlik, ekibin bir parçası olamama vs. durumları yine oldukça önemli bir stres nedenidir. -Kariyer fırsatlarının olmaması: Çalışanlar örgütlerinde gösterdikleri çabanın çeşitli karşılığı olsun ister. Bunlar terfi ya da kişisel gelişimi için destek alabilmektir. Yüksek performans gösteren bir çalışan terfi alamıyorsa, çalışana kariyer gelişimine ait bir fırsat sunulmuyorsa çalışan stres altına girecek ve çeşitli sorgulamalar yaşayacaktır. -Mobbing: İşverenlerce adının çok zikredilmesi istenmeyen, ülkemizde yeni bir kavram olmasına karşın iş hayatı içerisinde oldukça sık yaşanan bir durumdur. Özellikle kadın çalışanların yoğun olarak maruz kaldığı fiziksel ya da psikolojik davranışlardır. Mobbing ortamında çalışanlar kendilerini huzursuz, tedirgin ve güvensiz hissederler. -Örgütsel değişim: İş hayatında değişim gelişim için kaçınılmaz bir durumdur. Değişime adım atan işyerlerinde eğer yeterince bilgilendirme yapılmamışsa, çalışanlar belirsizlik karşısında nasıl davranacağını bilemeyecektir. İşini kaybetme, görev değişikliği, ücret alamayacağı gibi bir sürü senaryo kuracak ve verimli bir performans gösteremeyecektir. -İş yükünün fazlalığı: İş hayatında en sık yaşanan stres nedenlerinden biri de iş yükünün fazla olmasıdır. Üç çalışanın yapacağı işi tek çalışandan beklemek ve kısıtlı zamanda çözüme kavuşturulması beklentisi çalışanlar için büyük stres nedenidir. Bunun yanından gerçekçi olmayan hedeflerde benzer şekilde çalışanın stres yaşamasında etkilidir. -İş özel hayat dengesi: Bu durum son yıllarda büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. İş hayatında yükselmek isteyen çalışanlar daha çok çalışmaları gerektiğini düşünüyor ve özel hayatından feragat ediyor. İhmal edilen özel hayatla ilgili sorunlar baş gösterdiğinde ise stres faktörü devreye giriyor. Bu kez hem iş hem özel hayatında sıkıntılar baş gösteriyor. İş ve özel hayat dengesi hem iş hayatının hem de özel hayatın sağlıklı ilerlemesi için önemlidir. Yapılan birçok bilimsel çalışma gösteriyor ki iş hayatında yaşanan stres sağlıkla ilgili pek çok soruna neden oluyor. -Monotonluk: Her gün aynı işi yapan, yaptığı işe kendinden bir şeyler katamayan çalışanlar bir süre sonra kendilerini robot gibi hissetmeye başlayacaktır. Aynı zamanda kendisi için bir gelişim alanı bulamadığı için çalıştığı kuruma aidiyeti de azalacaktır. Böyle bir işte çalışmak çalışana eziyet gibi gelmeye başlayacaktır. -İş güvenliği eksikliği: Çalışma ortamının yeterince ısınmaması, havalandırılmaması, ışık almaması ya da yapılan işin tehlikeli olmasına karşın güvenlik önlemlerinin az olması ya da hiç olmaması stres nedenlerindendir. Bu ve benzer fiziki şartların yoksunluğu çalışanın yaptığı konsantre olamamasına neden olacak ve gerçek performansını gösteremeyecektir. “Zor yaşam koşulları, insan kişiliğinde en iyiyi ortaya çıkarmak için vazgeçilmezdir.” Alexis Carrel