Örgütlerde Değişime Direnç

İnsan hayatında değişim karşı konulmaz bir süreçtir. Bize rağmen bir şeyler mutlaka değişir ve ayak uydurduğumuz sürece bu hayatın bir parçası oluruz. Tıpkı insan hayatında olduğu gibi örgütlerde de değişim zorunlu bir süreçtir. Etkileşimde olduğu her şey ve herkes değişirken örgütlerin aynı kalması aslında sonun başlangıcıdır. Teknolojik gelişmelerin son sürat devam ettiği, yapay zekaların havalarda uçuştuğu, robotik çalışanların iş hayatına dahil olduğu bir dönemde örgütlerin de değişimi kendilerine şiar edinmelerinin zamanı gelmiş ve geçiyor. Peki hadi değişelim dediğimiz noktada hemen değişmek mümkün mü? Elbette değil. Değişim bir süreçtir hatta oldukça sancılı bir süreçtir ve bu süreci yönetebilmek oldukça önemlidir. Değişime ilk önce örgüt yöneticileri inanmalıdır ki direnç gösterecek çalışanları yönetebilsin. Peki çalışanlar neden değişime direnç gösterir? Bunun onlarca nedeni vardır tabi ki. Biz birkaç maddede değişime direncin nedenlerine ve bu direnci nasıl kıracağımıza değineceğiz. -İktidar Tehdidi: Değişim beraberinde bazı güç dengelerini de etkiler. Mevcut durumda güçlü pozisyonda olan yöneticiler değişimle güçlerini kaybeder. Bu nedenle sürece karşı çıkarlar. -Ekonomik Faktörler: Değişim süreciyle maaşlarının azalacağını, diğer ekonomik haklarının kendilerinden alınacağını düşünen çalışanlar da sürece direnç gösterir. -Konfor Alanı: Değişim beraberinde yeni uygulamaları da getirecektir. Yaptığı işte tabiri caizse ne uzayıp ne kısalan çalışanlar alışkanlıklarını terk etmemek için süreci baltalamaya çalışacaktır. -Kıdemli Çalışanlar: Örgütsel değişim, yeni çalışanları organizasyonun başarısı için daha önemli hale getirebilir. Buna karşın kıdemi daha yüksek çalışanların gelecek her teklife şüpheci veya olumsuz yaklaşmasına neden olacaktır. -Sürecin Doğru Anlatılamaması veya Anlaşılmaması: Değişimin organizasyonda bulunan her çalışana doğru anlatılamaması ve çalışanın süreci doğru anlamaması nedeniyle direnç gösterilebilir. -Belirsizlik Korkusu: Örgütlerde değişim birtakım belirsizlikleri de beraberinde getirebilir. Çalışanlar bir dönüşüm sürecinde belirsizlik hissettiğinde, değişikliklerin tehlikeli bir şey olduğunu düşünebilir. -Akran Baskısı: Değişimi destekleyen çalışanlar için diğer çalışanların desteklemediği değişim bir tür gayrı resmi cezadır. Bu durum değişime direnç seviyesini arttırmada büyük etkiye sahiptir. -İlişkilerin Yeniden Düzenlenmesi: Birlikte çalışılan kişilerin veya yöneticilerin değişmesinden korkulması nedeniyle de değişime direnç gösterilebilir. -Artan İş Yükü: Çalışanlar mevcut işlerinin yanında değişimle birlikte gelecek olan yeni işleri istemedikleri için de sürece ayak direyebilir. -Deneyimler: Çalışanlar daha önce değişim sürecine girmiş ve başarısız olmuş bir organizasyonda bulunmuşlar ise yine aynı durumun yaşanacağına inandıkları için değişimi istemeyeceklerdir. Değişime direnç için sayılabilecek elbette bir sürü neden olacaktır. Önemli olan değişime direncin kaynaklarının iyi analiz edilmesi çözüme bu analiz ışığında gidilmesidir. Ayrıca katılımcı bir yaklaşımla herkesi bu sürece dahil etmek de oldukça önemlidir. Kendi fikirlerinin önemsendiğini gören çalışanlar değişime karşı çıkmak yerine destekleyici çalışmalarda bulunacaklardır. “Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan… Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan.” Charles Darwin