İtibar Yönetimi

İtibar; insanların kişi ya da kurumların adlarını duyduklarında zihinlerinde olumlu-olumsuz karşılık bulduğu durumdur. Bizim üzerinden duracağımız konu elbette ki kurumsal itibar. Kurumsal itibarı biraz daha detaylandıracak olursak; birebir iletişimde bulunduğumuz ya da bulunmadığımız adımızı duymuş herhangi bir kişi, kurum, müşteri ve hatta çalışanlarımızın kurumumuz hakkındaki en temel algısıdır. Kurumlar hızla değişen dünyada ayakta kalabilmek ve varlıklarını sürdürebilmek için itibar yönetimini doğru ve sürdürebilir şekilde yönetmek zorundadırlar. Kurumun vizyonu, misyonu ve amaçları şirketin itibarını etkileyen en temel unsurlardır. İşini ifa ederken çevreye duyarlı, insan haklarına saygılı, cinsiyetçi yaklaşım göstermeyen, adil ve şeffaf hedefleri amaç edinen ve bunu ortaya koyan şirketler hitap ettikleri kesimce itibarı addedilecektir. Zira tüketiciler artık alışveriş yaptığı markanın kendi gibi düşünen, kendi doğrularına yakın bulduğu markalarla iletişimde kalmak istiyor. Bunun yanında iç müşteri olarak da değerlendirilmesi gereken çalışanlarımız da itibar yönetimimizde etkin birer öğe olarak karşımıza çıkıyor. Çalıştığı kuruma güvenen, mutlu çalışanlar girdikleri her ortamda farkında olarak ya da olmadan kurumunun itibarını olumlu yönde etkileyecektir. Kurumunu arkadaşlarına, yakınlarına tavsiye edecek sunulan hizmetle ilgili olumlu geri bildirimler sunacaktır. Elbette bunun aksi de mümkün. Müşteri memnuniyeti dışında yönetimin bakış açısı ve davranışları da itibar yönetiminde gözen kaçırılmaması gereken önemli bir unsurdur. Üst düzey yöneticiler ve kurumda söz sahibi olan kişilerin, mutlaka liderlik vasıflarına haiz, özel hayatlarında ve profesyonel hayatlarında sağlam bir duruş sergileyerek iyi bir rol model olması gerekmektedir. İtibarlı kurumlar rakiplerine göre her zaman bir adım daha önde, toplum nezdinde zor zamanlarında sahip çıkılan, nitelikli çalışanların ilk tercih ettikleri, müşterilerinin ve çalışanlarının sadık olduğu, güvenilir bulduğu kolay kolay terk etmeyecekleri güçlü bir yapı oluşturmuş olurlar. Kurumsal itibar bir süreçtir. Kolay kazanılmaz fakat doğru yönetilmezse kolay kaybedilebilir ve şirketin yok olmasına kadar gidecek bir sonuç doğurabilir. William Shakespeare’in de dediği gibi ”Benim paramı çalarsanız, benden bir çöp çalmış olursunuz; para bir ‘şeydir’, hiçbir ‘şeydir’; Fakat benden itibarımı alırsanız, bu sizi zengin yapmaz ama beni çok fakir yapar.”